30 Temmuz, 2010

İlk Durak Mostar

Bu sefer bu tatili, önceki deneyimlere dayanarak (Portekiz=domuz gribi) pek kimseye söylememeye ve blogda da BEN TATİLE GİDİYORUUUUM diye avaz avaz haber etmemeye karar verdim... Böylelikle içimiz biraz daha huzurlu Mostar-Dubrovnik- Hvar Adası ve Saraybosna turuna Ongun Tan Turizm'le çıktık... Vizenin olmayışı, tatile 1 haftada karar verip ayarlamamız için bizi daha da çok gaza getirdi... 
İlk durak Saraybosna'da kiraladığımız arabayı kaptığımız gibi Mostar oldu... Nasıl gittik, bilgiler neler, nereden araba kiralanır edilir, falan filan, bu tarz detay bilgileri Ongun rehberini hazırlayınca buradan duyururum gitmek isteyenler için...

Ben sadece şööööle kısaca böyle güzel tarih dolu bir şehirde tatilden duyduğum mutluluğu,
hayatımda ilk defa yakın zamanda savaştan çıkmış bir ülkede yaşadığım hüznü, 

konakladığımız -aynı zamanda müze olan- Muslibegovic Kuca'daki sıcaklığı 
sizinle paylaşmak istedim...

Manzaralar, savaşta yıkılıp tekrar yapılan eski-yeni Mostar köprüsü, doğa o kadar güzeldi ki...
       Müzede savaş zamanlarındaki acıyı belgeleyen, savaşta bile kadınların hala yine de inadına        
             kadın oldukları, çocuklarınsa inadına çocuk kaldığı, insanlarınsa inadına vahşet 
                    yarattığı resimler o kadar can acıtıcıydı ki...
                             Muslibegovic Kuca ise o kadar temiz, o kadar bizden, evsahipleri o kadar   
                                      güleryüzlüydü ki... Paylaşmadan duramadım...

20 Temmuz, 2010

Kolyekolik Haberturk'te Didem Dubrovnik'te

Iste olay budur...
Ne Turkce karakter ne resim ...
Koyamam bu yazima bisi...
Cunku sebebi Bosna-Hirvatistan arasinda mekik dokumamdir su an...
Evren'in haber vermesiyle ogrendim gazete olayini...
Gelince detaylandiriris :)
Herkese Dubrovnik'ten sevgileeeer :)

16 Temmuz, 2010

"Yüksek Ökçeler" Sinemalarda (Tür:Korku-Dram)...

Tamam.. itiraf ediyorum.. BEN Bİ YÜKSEK TOPUK EMBESİLİYİM...
Yürüyemiyorum... Evet yürüyemiyorum...
Geçen sene bi düğün için aldığım çok zarif, siyah rugan yüüüüüüüksek topuk ayakkabımı,
gecenin sonunda elime alıp yürüdüm arabaya... 
Ne zaman bi düğün olsa ben düşünmeye başlıyorum nasıl yüricem diye.. 
Gece, ilgili rüyaları birbiri ardına sıralıyorum...
En sonunda "böyle olmicek bu" diyip bizim sitenin yanındaki "Ali Usta"da aldım soluğu...
Dediğine göre yapısını bozmadan birazcık kesicek topuklarından...
Ben şimdi garanticiyim ya... 
Bi de üstüne gidip "Dr.Scholl, Party Feet Şeffaf Silikon Ayak Yastıkları"ndan aldım... 
Dans sırasında, en coştuğumuz anlarda Yıldız Tilbe figürleri sergilemiim diye :)
Saat 3'ü büyük bi sabırsızlıkla bekliyorum.. Ayakkabımın yeni haliyle buluşacağımız AN!

Bu kolyemi yaparken düşündüğüm 2 şey vardı:
  • Ohhh, evdeki malzemeleri yavaş yavaş bitirmek ne mes'ut ediyor insanı yareppiiiimm...
  • Bu kahve inciler de ne bereketli çıktı yaaavvvv...

14 Temmuz, 2010

Moving Up Slowly Inertia Creeps...

Yorulduum, yorulduk ...
Seyrettim ama, hem de yağmursuz...
Uzun zamandır konser ortamından uzak kalıp bir anda içine düşmek iyi geldi mi?
Hem de ne biçim...
Dün gece döndüm mü yine eski günlere?
Fazlasıyla...
İyiki sevmiş miyim zamanında Massive'imi Attack'imi...
Aferin bana!!!
O zamanından beri hangi rengi severim ben?
Mor...
O zaman bugünkü kolyem de öyle olsun mu?
Peki!!!

13 Temmuz, 2010

Bir Kek Varmış, Bir de Kolye...

Önce mis gibi kokusu duyuldu mutfaktan...
          Sonra da lokmalar eridi gitti çikolatalarıyla ağzımızda...
                Aylin'in keki... Çok lezzetli keki... Bi günde bile biter keki...
Denedim... Yedim... Bi daha da dener, yine yerim :)


Daha önce babiçkonun aldığı kolye uçlarından biriyle daha yapmıştım kolye...



İkincisiyle de yaptım...
Gümüş üzeri akik bu sefer...
Yine mumlu ip örme...
Kapama aparatı metal, kapatan halkaları gümüş...

12 Temmuz, 2010

64, 65, 66, .....

Bilin bakalım gidebildik mi?
Tabiki hayır :)
Yağmur yağdı, ben biletix i takip ettim, o yağdı, ben takip ettim...
Sonunda beklenen haber geldi...
Aslında iptal olmamış, Haliç Kongre Merkezi'ne alınmıştı ama 
şööööyle keyifli keyifli Cemil Topuzlu 'da seyretmek varken açıkçası cesaret edemedik...
Biletix'in "aynı oturma düzeni, çok güzel olucak, illa gelin" (!!!!?!) 
ısrarlarına rağmen, biletleri iptal ettik...
:)
Olsundu :) ... sporumuz vardı.. biz de sağlıklı insan modunda sporumuzu yaptık,
cuma günü de böylece oldu bitti...
Hafta sonu fiks hafta sonu atraksiyonları, Pazar dünya kupası derken 
bugünlere geldik :)

Çok enerjik bi günümde olduğum için şimdi gidip hemen

Ama önceeee Müge'nin isteğini kırmak olmaz diyip, 
hafta sonu "serbest 64"üme takım olması için yüzüğünü yaptım...
Onu eklicem...
İyi seyirler :)))

09 Temmuz, 2010

Arap Kızını Camın Önünden Çekin Artık!

Böhöööööö :((((
Şakır şakır yağmur yağarken biz nasıl festivale gidebiliris ki??
Bakalım iptal mi olucak 
yoksa 
rainman şeklinde "Sevil Berberi"nde ıslanmış saçlarımızı kestirecek miyiz?

Biliyorum bu kolyemin taşlarından daha önce kullanmıştım...
Ama yağmur da hep yağmuyor mu??!!?

07 Temmuz, 2010

Bazen Gelir Bana Böyle,Direk Ortadan!!!

Bi kaçsam... 
kurtulsam... 
---buralardan
"Atın beni denizlereeeee" misali...

05 Temmuz, 2010

Festivalleşelim...

Ongun'la gaza gelip iki organizasyona bilet aldık hafta sonu...
Biri opera festivali için, diğeri de üniversite yıllarımın efsanevi grubu Massive Attack için...
Sabırsızlıkla beklenmekte her ikisi de...
Onun dışında artık yaptığımız ürünleri internetten "naçizane bir şirketimiz" olmadan satamayacağımızdan dolayı tadım kaçık...
Sanki para basıyoduk!!!

Kolyemin taşlarını annem torbalarca hibe etmişti bana.. 
Renk renk...
Ne zamandır da metal heyüla aparatı kullanmak istiyodum...
Bugün isteğimi gerçekleştirdim işte! :)

02 Temmuz, 2010

UYARI !!!

Arkadaşlar olayı daha yeni öğrenmem sebebi ile 
henüz detaylı bilgi edinememiş olmama rağmen 
SESİBER ve EDA'nın bloglarındaki uyarıları dikkate alarak
belirtmek isterim ki; 
BU BLOG SADECE YAPTIĞIM TAKILARI SERGİLEDİĞİM, HOBİ AMAÇLI BİR SİTEDİR...
SATIŞ YAPILMAMAKTADIR!!!
Bir an önce olayların netliğe kavuşmasını ve el emeklerimizi özgürce internet üzerinden satabilmemizi umuyorum...

01 Temmuz, 2010

Gecenin Notları...

Eveeeet e bi yıldönümü daha geçti...
E akşamı da geçti..
E bi yerlere de gidildi..
E o yer beğenildiyse blogda bi bahsedilsin di mi? :)
Biz seviyoruz böyle özel günlerde hiç denemediğimiz yerlere gitmeyi...
Özel, boğaz manzaralı munzaralı yerler seçmeye de çalışıyoruz...
Dün de Ongun Taksim Gümüşsuyu'nda öyle bir yer seçmiş...
Pucci Plus
Bi kere çok sıcak bi ortamı vardı..
Manzara zaten internet sitesinde size göz kırpacaktır zannımca :)
Bize servis yapan garsonla sanki senelerdir tanışıyomuşuz gibi bi muhabbetimiz oldu :)
Yemekler de İtalyanvari olup gayet lezzetlilerdi...
Yani bir gecemizin daha sonuna gelirken, her gecemizin böyle keyifli, SAĞLIKLI, HUZURLU
geçmesini temennileyerek geceyi bitirdik :)))
Pek bi kedi gibiydik yani dün akşam ....

Bugün de sabah kalkıp oturdum blogun başına,
hem kısa bi özet geçiyim dedim belki faydası olur mekan seçimlerinizde diye
hem de 
kolye-bileklik takımının resmini koyiim dedim...





(Dipsos not: Sakın ama sakın restaurant bloguna falan dönüyorum zannetmeyin:) .Son zamanlarda öle denk geldi).. Takılara ihanet olmaz :)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails