29 Eylül, 2010

Öğlen Oldu Hüzünlendim Ben Yine...

O koli senin bu koli benim diye koştururken az önce beni derinden yaralayan bir bölümü topladım...
Kolyekoliğin çalışma masası... :)))
Yani içimden bööööle bişiler gitti.. 
İlk kolyemi yaptığım gün, 
ilk elime silikon damlattığım gün, 
ilk kum boncukları yerlere dağıttığım gün 
gözümün önünden geçiiiiiiiip gittiler...böhöööö...
Sonra birden oralarda kiraladığım stantların ya da anlaştığım dükkanların hayalini kurdum.. hihiiii
Gözümdeki şeytani parlamayı hayal edebiliyo musunuz? nihohaha...
Amaaaan insanoğlu işte... kuş misali.. 
Ancak bu koli olayından çıkardığım bi anafikir var... 
Anafikir: Evinizde AZ eşya olsun!!! 


22 Eylül, 2010

Beeeeş,dööört,üüüç,ikiiiiiiiiiiiiiii...

Önceki yazım sebebi ile toparlanmadır, kolilemedir, kutuların arasında kaybolmadır diyerek Türkiye'deki kolyelerimin sonuna yaklaşıyoruuuum...
Malzemeler de kolilere yerleşeceğinden kısmet buraya kadarmış :) diyip bi güzel koli bandıyla batlanıp uzuuun bi yolculuğa çıkacaklar...   
Bu arada bu kolyem de dahil son iki kolyemi de yayınladıktan sonraaaa iiiiiiiyice taşınma işinin dibine vurucam... 
Önce İstanbul kapanış .. sonra 1-2 hafta Ankara, anne yanına taşınma.. veeee gidiş!!!
Amaaaa zannetmeyin ki yorgan gitti kavga bitti :P ... Orada da bırakır mıyım hiç blogumu??
İnternet sahibi olur olmaz buluşturucam sizi tekrar kolyekolikle :) 
Şindü iseee kolye zamanıııı .. yabancılık çekmeyin diye aynı fuların değişik bi versiyonu :)

20 Eylül, 2010

Seviyorum Ben Bu Sürprizleri :)

Aslında bu bir veda yazısı diil...
Yeni bir başlangıcın yazısı..
Hayatımda iki kere bu cümleyi kurdum; "Birgün, hayatımın bi döneminde, bu şehirde yaşicam!!!!"
İlki İstanbul içindi... 
İkincisi ise.......
LONDRA...
İlki 6 yıl önce gerçekleşmişti...
İkincisi ise DÜN...
Ben, dün, saat 13:31'de, hayatımın yeni bir dönüm noktasının haberini, Ongun'dan aldım...
Tarih 6 Aralık 2010 .... Gidiyoruz ... Biz Londra'ya gidiyoruz... Taşınıyoruz ... 
Hayallerim var tabi ki... 
Ama öncesinde duygularım var... 
Önce sevinç, sonra şaşkınlık, arada hafif bi hüzün, sonrasında yine şaşkınlık, en son yine sevinç...
Bir yıl içinde yaşadığımız üzüntülerden sonra biz de güzel şeyleri hak ettik...
Şu anda bile kalbim küt küt... 
Herşeyin yolunda gitmesini diliyorum bir tek...
Bu Dido'nun söylemek istedikleriydi... 


Kolyekoliğin söylemek istediği tek şey ise; "Bekle Londra market'ları... Ayırın stantlarınızda bana da yer... Kolyelerimle, sizin de yüzünüzde tebessümler yaratmaya geliyoruz" ... :)))


(Bu yazıyı geçen Salı yazmıştım.. Süreç hızla ilerlemeye başladığı için bugün artık yayınlama vakti diye düşündüm:) ...)

17 Eylül, 2010

Bu Aralar Yine Fulara Sarmış Olabilir Miyim?

Bu kolyeyi çok sıcak bi günde yapmıştım..
Şöle püfür püfür dursun, serin bi hava ambiyansı yaratsın diye (niye ki?, ne alaka???) :)))
Tahta boncukla çok beğenerek aldım... önce bi müddet sevdim, okşadım, şefkat gösterdim...
Sonra da ilgiyi devam ettirmesi için gerisini turuncu fulara bıraktım... 
Ahahahah laflara bak yaaa :)))

15 Eylül, 2010

Çok Pembe Gördüm Kendilerini...

Zötönk diye pembeyi yapıştırdım!!!
En pespembe, şekerinden, çingenesinden...
Aparatının taşı bile pembe...
Bi de korka korka ilk defa denedim "silikonla, kolye kapama-fular ikilisini yapıştırma"yı...
Korktum ama iyi tuttu, sağlam oldu...
Önümüzdeki günlerde, aylarda, yıllarda da denenebilitesi var :)
Bi de efsaneye göre bu kolyenin sarı kaplama aparatları kararmıyomuuuuuuş...


14 Eylül, 2010

Sözüm Söz...

Önceden söz verdiğim gibi...
Kahverengi tahta boncukların modelinin renklisi... 

13 Eylül, 2010

Tanrım! Çok mu Komiktik?

Türkiye bugün yeni bir güne, yeni bir oluşuma uyandı...
Yeni durumların ülke için hayırlı olmasını isteriz tabi ki...
Bana bi tek; bu kadar sorumluluk sahibi (!!!!!!!!!) parti liderlerimizin olduğu yalnız ve güzel ülkemde (bknz. Nuri Bilge Ceylan) "aman koşun, tatil matil, düşünmeyin öyle şeyler, çıkın sabahın köründe yollara, OY VERECEKSİNİZ" gazları komik geldi.. Kim bilir yukarıdan nasıl gözüküyorduk biz sabahın köründe ülkem için, gelecek için oy verecekmişiz diye yollara dökülürken, onlar da ay tüh oy veremiyormuşum diye hayıflanırken!!!!..........
Daha fazla konuşmaya bile gerek yok.........
Ben, beni en çok mutlu eden şeylerle, kolyelerle ilgilenmeye devam ediyorum...
Ha tatil mi?
İyiki böyle muhteşem ailelere sahibim diye her aile tatili dönüşü şükrediyorum... Huzur, mutluluk ...
Yanlarında ne ararsanız var...
Daha uzuuuuuun yıllar sağlıkla hep beraber olalım...
Bugünkü kolyemin boyun kısmını bir dergide görmüştüm.. Aklımda kalan kısmını yapıp geri kalan tarafları oluruna bıraktım.. Elime geçen malzeme kutusundaki boncukları, kırık taşları, ara bakır aparatı kullandım... Sonra da mevsimin son güneşli günlerinden birinden yararlanmak için hemen fotoğrafladım :)

02 Eylül, 2010

İnzivaya Adım Adım...

10 günlüğüne önce buraya

sonra da buraya 


gidiyoruuuuummm... 
Dönüşte görüşmek üzere :) ...
Herkese ailece mutlu, huzurlu, iyi bayramlar ...

Son bi not: Tabiki referanduma yetişicem :))

01 Eylül, 2010

Yok...Sinirlenmedim!!!!

Eyvallah doğa dostu falanım ama....... 
EVE SİNSİCE GİREN VE SABAHA KADAR "HADİ ADAMIIIM, BİRAZ NEŞELENELİM HAAAA" MODUNDA TEPEMDE UÇUŞAN VE CİDDİ ANLAMDA BENİ UYUTMAYAN SİVRİSİNEKLERDEN NEFRET EDİYORUM!!!!!

Öhöm!!! Füme incili kolyemin arasına koyduğum parlak pıtırtıları ben çok sevdim... Boynunuzu çevirdikçe parım parım parlıyolar... Bi de sonuna öyle gösterişli taşlı, pullu bi kapama koydum ki, ister bu kadar şatafata gerek yok diyip boynun arkasına gizlensin, isterse de alem görsün şekerim modunda yan tarafta arzı endam eylesin!!

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails