31 Aralık, 2010

2011 Demeye Ne Zaman Alışıcaz Bakalım :)

Herkese mutlu bir yıl diliyorum öncelikle... 
Umarım yeni yıl herkese istediği tüm güzellikleri sağlık, sıhhat, afiyet, mutluluk, şans alanlarında cimrilik yapmadan getirir :) ...

Ve her yeni yılın son günü olduğu gibi, geçen sene de bahsettiğim gibi, bugün benim için yeni yılın gelişinden çok daha özel bir gün....

İYİKİ DOĞDUN ANNECİİİİİİİİİİİİMM!...

30 Aralık, 2010

Tangiller Malikanesi...

Gelen yoğun istek üzerine işte evimiz :) ... Dış cephesi, iç cephesi ve pencereden görünen kilise manzarasıyla :) Toplamda 8 daire var.. İkisi bodrum katta...Bizim dairemiz giriş katta sağda, içeriden ışık gelen daire.. Şimdilik en üstte kattaki İngiliz çiftle tanıştık... Apartmanın içi ev gibi olmasına rağmen insanlarla çok sık karşılaşmıyoruz... Ama bi ses duyunca da "A biri çıkıyo, kapıyı açıp, evden çıkıyomuş gibi yapıp, tanışsak mı acaba" diye çaresizliğe düştüğümüz zamanlar da olmuyo diil :)
Evin içine gelince, dün de söylediğim gibi minik, şirin, ufak bi daire :) Salondaki dolaplarımıza dikkatinizi çekerim :)  Mutfağımız bayaa bomba.. İnce upuuzayıp giden bi mutfak... 2 kişi içeri girince bayaa komik şekillere girebiliyosunuz :) Ama bizim çekirdekliğimiz için yeter şimdilik :) Zaten daha büyüklerini bulmak epey zor.. Londra'daki en zor iş bence ev bulmak, bi de istediğin gibi bi ev bulmak...
Cumbalı penceremizden dışarı baktığımızda ise sıra sıra evlerin olmasını tabiki tercih ederdim :) ama ya yardan ya serden demiş atalarımız... bize de bu kilise çıktı :) Bi de burada emlakçıların bir reklam olayı var... Bence güzel fikir :) Ben sattım, ben kiraladım diye kiralanan evin önüne kocaman ilanlarını koyuyolar... Bizimki de Dexters olarak hala durmakta...
İşte şimdilik böyle... Çıtı pıtı evimiz ve biz buralarda takılıyoruz... Tekrardan takılara dönünce eve daha da bi ısındım :) .. Hatta bu soğuk günde Hamarat Diva'dan öğrendiğim ve daha önce de denediğim, insanın bileklerini ısıtan bu sıcacık mor yün bilekliği yaptım... Rengarenk uçuşan sevgi kelebenklerim nasıl? :))

29 Aralık, 2010

Nasıl anlatsam, nerden başlasaaam uuuuu Londra Londra!!

Böyle bi heyecan geldi, ellerim titredi yeniden şifreyi girerken, yeni kayıt açarken, yeni kolye koymayı planlarken... :)
  • Sonunda geldik, evimizi aradık, bulduk... Tipik bi Londra evi, yüksek tavanlı, çok eski, tam bi Victorian.. Eşyalı ve içindeki eşyaların bi kısmının Victoria'nın kendinden kaldığından şüphelerimiz var :) ...Tek eksiğimiz bir türlü seçemediğimiz müstakbel halımız şu anda :) Bir de beni ilk başlarda derinden tedirgin eden ısınma durumları vardı... Ama yavaş yavaş ya ev ısındı ya da biz soğuk eve alıştık :) ... Buradaki insanların soğuk karşısındaki tutumları beni şoktan şoka sokuyo... Hemen bi örnek verip sizi de hem güldürüp hem düşündürmek isterim kiiii şöyle; 2 hafta önce Cumartesi tipi varken, ben tipiden kafamı kaldırımda kaldıramıyorken, gözümün önüne iki adet parmak arası terlikli, ojeli ayak geliverdi... Dumur! Hatun hiper düper rahat bi şekilde karlara bata çıka yürüyo yahu!!! Annemin kulakları çınlasın :)
  • Günler şimdilik ev işleriyle uğraşmakla geçti.. Bu geliş turistik geliş gibi diil tabi.. Yurtdışında hayat kurmak gerçekten insana acaip deneyimler katan, sonuna kadar sabrını zorlayan durumlar yaratan, yeri geldiğinde gitgeller yaşatan, acabaların sonunda oh iyikilere sebep olan bir olaymış... Bugünden itibaren Ongun'un gribi geçer geçmez planlar tamamen turist gezileri moduna geçiyo :) ... 
  • Çok şanslı olduğumuz bir konu da buradaki arkadaşlarımız ve onların ilk günden beri "en büyük destek" olan ilgileri.. En yorgun olduğumuz anlarda bile ani yapılan planlar, çıkılan yemekler, gidilen partiler koşuşturmacaların yorgunluğunu hafifletmeye yeter...
  • Ongun'la en büyük favorimiz şehirdeki pazarlar... Çeşitlilik, renklilik, arada verilen sıcak çikolata molaları, meyveler, değişik ülkelerin yiyeceklerini tatmak... güzel deneyimler bunlar :)
Aslında o kadar çok madde sıralayabilirim ki... Ama şimdilik en geniş kapsamıyla bu dört konudan bahsetmek istedim ne zamandır internete giremediğimiz için merak eden arkadaşlara ve kolyekolikçilere... 
Ve tabi evdeki kolyekolik köşesi!!!Aynı köşemi kurdum yine :) Bir tek masam 102 yıllık :) Üzerine   kutuları koyarken kırılmasından korktum desem yeridir... O zaman ilk kolyeyle devam edelim kaldığımız yerden.. Bu sefer biraz hırsızlık yaptım.. itiraf ediyorum :) Ne zamandır, çok beğendiğim için yapmayı planlıyordum... ünlü sanatçılarımızdan :) birinin gazetedeki fotosunda görmüştüm bu kolyenin çok benzerini... boyun kısmının deri örgüyle daha şık duracağını düşünüp ufak bi değişiklik yaptım... 

02 Aralık, 2010

Planlar Yapıp da Yukarıdakini Güldürmeye Gerek Yokmuş!!!

Bugün, hiç hesapta olmayan uzuuuun bekleyişin sonunda, UPS'ten gelen haberle...


Yeni evime yaklaştım...
        Yeni hayata yaklaştım...
                Ama hepsinden önemlisi YENİDEN KOLYE YAPMAYA YAKLTIM!!! :))

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails