26 Kasım, 2009

Kısa Bi Ara...


Çok kıymetli kolyekolik takipçileri...

Bugün itibariyle 6 Aralık 2009 Pazar Akşamı saat 23:30a kadar

tükkanımız kapalı olacaktır...

Maillerinize bu süre zarfında üzülerekten cevap veremicem...

Hepinize iyi bayramlar ve iyi tatiller diliyorum :) ...

23:31 'de görüşmek ümidiyle :)


23 Kasım, 2009

Fiskos Üstü Dantel Kolye :)

Günler geçip gitti ama ben de ikinci dantel kolyemi bitirdim :) Yapması cidden çooooook uzun zaman alıyo.. Piskopata bağlamak üzereyken bitiriyosunuz ama :) .. Birincisine oranla boyu biraz daha uzun ve tabiki renk farkı var... Bu bana daha deli dolu oldu gibi geldi :)


12 Kasım, 2009

...

Bu yazıda birbirinden farklı paragraflar olucak ve bunlar insanın hayatının birkaç gün içinde ne kadar farklılaştığını yansıtacak...

İlk olarak bir önceki yazımda yazdığım doğum günü olayından dolayı 6 Kasım'ın benim için ne kadar mutlu geçtiğinden bahsetmek istiyorum.. Süper bi gündü.. İnsan böyle günlerde anlıyo ne kadar sevildiğini, hatırlandığını... Sabah yeni bi yaşla uyandım.. Yaptığım ilk şey sineğim ayci'me yani aylinciğe artık onun olan :) fular kolyesini yollamak oldu... Sonra güüüün boyu telefondan, facebooktan gelen tebrikleri kabul ettim... Akşamsa Onguncuuuum beni harika bi yere yemeğe götürdü... Mutteşem yemekler ve manzara eşliğinde yemekten sonra evimize huzurlu huzurlu döndük...

Ertesi gün ise ben bütün gün evde salınacağımızı düşünürken Ongun işten arkadaşları ve eşleriyle takılma önerisiyle geldi... Ne güsel, yeni insanlar, farklı ortamlar... Asmalımescite gittik.. Sezen ve Gökdeniz... Anlamıştım onlarda bişiler olduğunu, görür görmez sanki taaaa eskilerdenmiş gibi gelmişlerdi bana... Ve buldum... Ankara.. İkisi de Ankaralıymış... Size nasıl eğlendiğimizi anlatamam... Daha sonra Tolga ve kız arkadaşının da gruba katılmasıyla acaip mavralar atıldı... Hatta en son gittiğimiz Pasifik'te gülmekten geberdim terimi benim için az kaldı...

Pazar günü dünyaya sadece 39 gün önce katılan Poyraz Ziya'yı "aman bi yerlerden domuz gribi getirmiş olmayalım" korkusuyla uzaktan uzaktan abicik gubicik hareketlerle ayıla bayıla sevdik.. Eros'a ve Sinem'e tekrar tekrar hayırlı olsuuuun dileklerimizi ilettik... Sonra ev...

Ama bi sıkıntı var... Bilemiyorum... Sonra yavaş yavaş haberler arka arkaya gelmeye başlıyo.. Daha kötüymüş......... Bugün solunumu durmuş bi ara....... Makineye bağlanmış ....... Salı günü Cam'a gidiyorum... Kafam o kadar başka yerde ki... Ellerimi yakıyorum... Sonra ara veriyim diyorum Gaye Hocaya.. O sırada bi bakıyorum 6 cevapsız arama... Anlıyorum...... Arıyorum...... Sabah vefat etti... Adanaya gelin.... Hemen atlayıp gidiyoruz Ongunla... Hiç alışık diildik onu böyle görmeye... Uçarı, deli dolu, hiperaktif, ayı gibi mavra, mükemmel insan yaratıcısı, kardelen kar kardelen kar kardelen kardeeeeşş Alp, o anda sadece ölümüne anne acısı çeken Alp olarak açıyo bize kapıyı... Asıl acı Çarşamba günü son vedada... Hepimiz yanındayız... Vedalaşıyo son kez annesiyle, hepimiz kopuyoruz... Sonra -boşlukta gibi- herkesle teker teker el sıkışıyo, taziyeleri kabul ediyo... Ama durumu? ... Sıra bende... Ne söylenicek?? Sımsıkı sarılıyoruz... Sadece bekliyoruz seni İstanbul'da, artık biz varız diyebiliyorum......

Sonrası İstanbul....

Doğum günü, mutluluklar, yeni dostluklar, doğum ve ölüm .... Hepsi sadece 5 gün içinde olup bitiveriyor... Size de sadece yaşamak kalıyor...

Biliyorum "Ben Kimim" yazısında az laf çok iş demiştim... Burada lafı biraz uzun tuttum... Mazur görün...

Şimdi ise bugün... Hayat devam ediyor... Kaldığımız yerden ilk yaptığım camlarla devam edelim mi?

06 Kasım, 2009

İyiki Doğdum !!! Gördün mü bak ..... oldum??!?

Şu tepkiyi vermek istiyorum HAMANIIIIIIIIIIIINNNNN.... Eskiden, yani küçücük bir kızken şöle derdik; "Kadın 30 yaşına gelmiş, haaalaaaa ...bıdı bıdı bıdı bıt !!! " ya da "Hiiiiiiiiiiiiii 30 yaşındaymıııııııışşş " ..... Yani 30, bizim için bir yaşlılık belirtisiydi... Ama çok küçükken :)))

Şimdi ise benim o "otuz" olan kadın!

Evet, bugün benim doğum günüm.. Ama ne sarhoşum ne de yastayım... Hatta üstüne üstlük beni canlarından çok sevdiklerini bildiğim melek ötesi bi ailem olduğu için, biliyorum ki ne zaman mutsuz olsam, başım sıkışsa, ne kadar uzakta olsalar da bir telefonla bana anında ulaşıp bütün sıkıntılarımı alıp götürecek muhteşem arkadaşlarım olduğu için veeee 10 yıldır her geçen gün daha da fazla aşık olduğum Onguncuuum'a sahip olduğum için ÇOOOOOOOOOOOOK AMA ÇOOOOOOOOOOOK MUTLUYUM...

İnsan o kadar da kötü hissetmiyomuş be "Otuz" olunca :)))))))) ...

02 Kasım, 2009

Rengarenk Organze İplerle Örülü Kolye

Ongun'un tatilini 5 güne çıkartmasıyla çok güzel programlar yaptık.. Uzun zamandır görüşemediğimiz dostlarımızla görüşüp, bir günü de -havanın muhteşemliğini !!!?!!?! de fırsat bilip- kendimize ayırdık.. Öğlen ikide oturup gece ikiye kadar süper filmler ve BBC belgeselleri(ki gerçekten çok keyifliler, özellikle "planet earth" serisi) seyredip bi de üzerine artık kabak tadı vermiş olan LOST'un 5. sezonunu bitirdik... Çok merak ediyorum şu dizinin sonu nasıl biticek.. En son Jack'in "herşey Kate içindi " temalı konuşmasından sonra iiiiice böööö geldi ama du bakalım...
Tabi bu tatil nimetinin bir de külfeti vardı :)) Saolsun bir bilgisayar canavarı olan eşim bana bir an olsun koltuğu kaptırmadı.. Ben de dolayısıyla taaaaa ne kadar zaman önce yaptığım kolyeyi ancak bugüne yayınlama fırsatına nail oldum.. Yine "organze iplerle" çeşni katılmış bi serbest kolye :)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails